Diyarbakır
DOLAR8.4396
EURO10.0747
ALTIN492.35
Hülya Toprak / Program Sunucusu

Hülya Toprak / Program Sunucusu

Mail: toprakhly@haberdiyarbakir.org

Varlık Ve Yokluk

Varlık Ve Yokluk

Gelin hep beraber şöyle bir geçmişe dönelim ;farkındalık sahasında ilk öğrenimlerimize, yani anılarımıza gidelim.Gün be gün değişen  küçük tasarlanmış bedenlere sahip olduğumuz  yaşlarımıza  ,sözde ışıltılı günlerimize .Hayal ve en çokta gamsız çağlarına.Çizgi filmlerini kovaladıgımız ,ekrandan içeri girsekte o kahramanlardan biri olsak dediğimiz .O, rengi ve o yaşantıyı .Bir yol bulupta bizde yaşasak diye düşündüğümüz çağlarından 'da daha küçüklük hallerine .

Farkındalık nedir ?Ölüm nedir? Yokluk ,çalışma nedir?Bilmediğimiz  günlerimize Dün ne yediğini unutursun ama çocukluğunu Asla!  Bellekte  sıfır kilometre kalıyor sanırım . "Ölüm" cümlesi ve anlamını  ilk ne zaman anladınız ya da tanıdınız ?Benim tanıklığımın  ve bunu bilip öğrenme sahası'nın nöbet koştuğu anlara gidelim !! Dört, beş yaşlar mı desem bilemiyorum Kaç bahar sonra ilk okula başladığımı hatırlıyorum .Ölüm cümlesinin ne anlama geldiği  bilmediğim zamalardı.Tanımamak, bilmemek Cümlesinin belkide en çok istenildiği zaman gerçeğidir aslına bakarsanız.Bilmedigine üzülmüyorsun da duyguların kötü tanıklığını belki de o yüzden saklarız kötü şeyleri,  kötü anıları çoğu yerde!!Bazen diyorum da çok şey bilmemek gibi bir şey olabilir mi, hani kendi fikrimce .Acıları tatmamış hiç olmamış gibi sıfırlamak beyinde ya da beyine  öğretisini saglamak..

 Neyse sözü uzatmadan ,Günlerden birgün herkes ağlar vaziyette idi  ve durum bitecek gibi değil di iyice çocukluk bu ya bende güldüm, zıpladım gülsünler diye !Hem  niye bu kadar ağlama asık surat neden bitmiyor du bu haller ! haklı olarak azar yedim .Oysaki amacım mutlu etmekti ilk yediğim azardı ve çok utanmıştım da nerde hata yaptığımı bir türlü bulamamıştım.Tek düşüncem üzülmelerini sonlandırmaktı .Hiçte iyi bir ortam ve de duygu ambiyansi yoktu .Olamazdı da zatenOysa ki  toplanan kalabalıkta ve her kalabalıktan düğün çıkardı.Bu çok farklı bunda  sessizlik ve gözyaşı sonrası çocuk aklı işte !Meğer sonsuzluğa giden kesin bir kayboluşla hepimize uğrayacak ölümle  ölen o tatlı altın sarısı saçlı kuzenimdi ...

 Hep aradığımı hatırlıyorum neden yoktu! benden iki yaş küçük çok tatlı bir çocuk bebeklikten çıkmış yeni yürüyebilen çağları mıydı mı desem!  nerdeydi ?Ne oldu diye !Çok sorduğumu biliyorum Psikolojimiz bozulmasın diye net cvp alamadıgımı hatırlıyorum .Sorguladıgımda ise susardılar.Altın sarısı saçlı bebek yoktu da ben mi kurgulamıştım öyle birini .Oysa ki onu öpmeye sıra bana gelmezdi.Ama artık yoktu.Aradan baya zaman sonratoprağa  gömülmenin korkunçluğu kaplıyordu küçücük bedenimdeki beynimi ve ilk akla gelen karanlık oluyordu .Yalnızlık ,yılan ve çîyanlar düşüncelerimi kaplamıştı .Hiç düşünmedim demeyin çünkü sizin de öyle düşündüğünüz anlar olmuştur .

Toprak cümlesi artı ölüm olmuştu benim için .Düşüncelerimin  büyük bir kapsamı haline gelmişti adeta ! Koskoca bir öğrenim sahasına girmiştim artık oda (Yok) cümlesi; sonuç olarakta her birimiz için bir sebeb zuhur edecekti bu gidiş için .Sevdiğini  kaybetmek bir daha görememek ,odaları açıp o tatlı bebeği aramak ve yerinde  bulamamak ,kaybetmek geride ise "toprak"ta olması kalmıştı.Hani cennet meyvesi tadında bir güzellik ve tatlılık cennet ehli oluşundanmış oysa ki..

Kazanılmış duygular ve anlamları acıyı oluşturan mana ve bıraktığı duygu hayat boyu kalır bellekte.Hani derler ya ünlü pisikoloklar tramvalar en büyük değeriniz atın kurtulun diye oysa ki otomatik  senkorazasyon onu tutmuştur sıkı sıkı ya aslında o anılar ve şiddet açısı tınısı ne denli  unutulmamışsa o denli miladi ve yeri dolmayacak can gitmiştir .Değer ,kıymet ve kaybedişi öğrenmiştir insan ve acının tadını almıştır.En acılısından bir yerden alınıp bir yere konulamayan somutlaştıralamayan her türlü maddeden. Farklı derecelerce öğrendiğini belkide unutmamak için saklanmıştır hem kalbinde hemde beyninde.Beyin tanır kalp ise asla unutmaz kendimce ve her bireyde...

Sonrasında nerden geldim ?nereye gidiyorum? babamın ,babası'nın ,babası vs.İlk oluşum başlangıcı gibi sorular birbiri ardı sıra takip etti. Dini inanç beynimdeki soruları cevaplama konusunda eksik ya da mantıksız kalsaydı eğer hayat boyu hep soru cendereleriyle boğuşurdum.Bunun akabininde büyük bir umutsuzluk sarardı hayatımı.(Yahya Kemal Beyatlı )diyor ya "Giden Memnun ki Yerinden Dönen Yok Seferinden"/Sessiz Gemi/ Sabır ve boyun eğme ,başa gelen çekirlir .İyi ki de Vs..gibi  cümleleri'nin tümünü kapsayan bir öğrenme güdüsü ve tasavvufun kapısını açar aslında her son ve her acı .En büyük doğuşlar da en büyük acıyla başlamaz mı hem bir annenin doğumu beklemesi ve insanda insan oluşması'nın ,mükemmel sancısı gibi..

Hayatın her evresinden pay çıkartın diyorlar da !...Hayatın her evresinden, nefesten pay çıkarın cümlesi çok az .Oysa ki şimdi bir nefes bile olsa yanımda olsun dediklerimiz hangi milyon dolarla alınır. Ya da hangi milyar yıl getirir ki! Az şükrediyoruz .her nefes ve her sağ olan canımız için. Ölüme giden bir kanser hastası için acısız bir günün ,sevdiğini kaybeden sevenin her gecenin ve gündüzün saat ve dakikası'nın asırlar aldığını ya da faili meçhul öldürdülen kişinin arkasında bıraktığı acının. Bırakın ölenin tarifini ya da anlamını,hangi meta ya da hangi madde telafi edebilir. yada yerine koyabilir.

Bir cümlede diyorum ya "Dünü bugün alamazsınız ." Bir diğerinde ise "Toprak derin, toprak serin bağır daha çok bağır seni duyamıyorum"(Yedi Renkti Gülüşün Kitabı)Her cümlenin bir yaşanmışlığı varsa ve kalem yazıyorsa, tüyleri ürpertir .Aynı noktada dört büyük kitap tüm insanları bir araya topladığı vakitbaş yazarın doğruluk ve Ezel kalemiyle dir.Baş ögretenimiz ve gerçegin kaleminin okunuşuyla teselli olduğumuz ,yol bulduğumuz birservet  bitmez tükenmez ezeli nimettimizdir.Süslü cümleleri, demogojik yazıları pek sevmem ve okumam insanlık yeteri kadar acı çekti. Acıdan beslenen kaynak olmak yerine farkında, güçlü beyin ve irade ile kenetlenme'nin

Açıksız art niyetsiz bir oluşumun ayak seslerini dinlerim mesela. Her günün saatinde doğan ve batan güneş, yuvasını yapan kuş, baksanıza dilsiz doğa ne güzel konuşuyor davranışlarıyla çok  evvelde Kâbil katlini  gömmeyi öğrenmişti bir kargadan .İnsanın insandan öğrendiği yalanlardan, çalmalardan ve nifaktan çok uzak faydalara bakar mısınız   kirletmezseniz. "Burası dünyaNe çok kıymetlendirdik,Oysa bir tarla idiEkip biçip gidecektik."Cahit Zarifoğlu Bu güzel dizelerlede ayrıca yer vermek İstedim .Az zamana sade ve temiz dürüst ve güzel yaşamak dilegiyle sağlıcakla kalın.

Hülya Toprak 
Haberdiyarbakir.Org  
Köşe Yazarı / Columnist 

İletişim haberdiyarbakir.org@msn.com

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar