
Recep Özoğul
Haberdiyarbakir.Org // Columnist
İletişim haberdiyarbakir.org@gmail.com
26 Ağustos günü yurtdışından gelen misafirim ve Ankara, Batman ile Diyarbakır’dan gelen dostlarımızla birlikte Mitratur’un düzenlediği Mardin-Midyat turuna katıldık. Uzun süredir planladığımız bu yolculuğun hem bu kadar eğlenceli hem de böylesine öğretici geçeceğini doğrusu tahmin etmemiştim.
Mardin, taşın dile geldiği şehir olarak anılır. Dar sokaklarında yürürken adeta geçmişin ayak seslerini duyar, farklı medeniyetlerin izlerini hissedersiniz. Tur boyunca bize eşlik eden rehberlerimiz Helin Hanım ve Şevval Hanım, anlattıklarıyla her taşın, her yapının ve her sokağın bir hikâyeye dönüştüğünü hissettirdi. Eski konaklardan camilere, kiliselerden çarşılara uzanan keşif yolculuğumuzda hem biz hem de misafirlerimiz büyülendik. Midyat ise adeta bir film sahnesi gibiydi. Taş işçiliğinin zarafeti, el sanatlarının inceliği ve yöresel lezzetler bizi başka bir dünyaya taşıdı. Özellikle el yapımı gümüş takılar ve yöresel hediyelik eşyalar hem gözümüzü hem gönlümüzü cezbetti.
Turun en keyifli anlarından biri ise yolculuk sırasında yaşandı. Dolmuşun içinde açılan müzikler eşliğinde halaylar çekildi, danslar edildi; adeta küçük bir şenlik havası oluştu. Bu neşeli anlar, geziye katılan herkesin hafızasında unutulmaz bir hatıra olarak kaldı. Günün sonunda yapılan çekiliş ise eğlencemize ayrı bir renk kattı. Altı şanslı yolcu sürpriz hediyeler kazandı, sevinçleri yüzlerinden okunuyordu.
Bu unutulmaz deneyimi bizlere yaşatan Mitratur’a içten teşekkür ediyorum. Sadece bir gezi değil, tarih, kültür, eğlence ve dostluğun harmanlandığı eşsiz bir gün yaşadık. Mardin ve Midyat, her ziyaretçisinin hatıralarını taş duvarlarına işleyen, gönüllerde iz bırakan şehirler…
Yorum Yazın