Reklamı Geç
Sosyal Medyamız
Diyarbakır
DOLAR18.6452
EURO19.6508
ALTIN1077.0
Hidayet Öner News Reporter

Hidayet Öner News Reporter

Mail: [email protected]

Kalem Kutsaldır

Kalem Kutsaldır

Hidayet Öner
Haberdiyarbakir.Org// Head Writer 
haberdiyarbakir.org@msn.com

Kurşun kalemin tarihi çok eskiye dayanıyor, ilk kez antik Mısırlılar ve Romalılar tarafından kullanıldı. 18.Yüzyıldan beri kullanılmaktadır. Yazıma kalem ile başlıyorum, kalem olmazsa yazamam çünkü adı geçmezse bana gücenebilir hem ben yanımda olan, kıymetini bildiğim değerlerin varlığından bahsetmeyi severim. Günümüz teknolojisi zamanla bir hayli gelişiyor ve insanlar istedikleri araç ve gereçleri hayatlarının çeşitli alanlarında rahatlıkla kullanabiliyorlar .Örneğin bilgisayar, tablet, telefon vb.. On parmak yazma becerisine sahip olanlar da durum biraz daha pratik hale geliyor. Yazar, şair ve birçok unvan sahibi insanlar ile beraber ben de dahil olmak üzere, yazdığımız makale ve şiirleri okurlarımıza sunabilmek için kalem kullanıyoruz. Yazarak hayatın nabzını, bakış açısını değiştirmeye çalışıyoruz. Yazmak ile okurlara verilmesi istenen mesajlar konunun içeriğine göre değişebiliyor tabii. Konuşarak ve yazarak anlaşabiliyoruz. Kalem ile ilgili bir düşüncemi paylaşmak istedim sizlerle. Kalem tek başına hareket etme kabiliyetine sahip değil bunu hepimiz biliyoruz. Fakat bilmediğiniz bir şey var o da benim bakış açım çünkü benim için kalem canlı bir varlıktır.  Bir çiçeği kokladığımızda bize güzel kokular verir hoş kokular duymamıza vesile olur.

Bize bambaşka diyarlarda ve zamanlarda yolculuk yaptırır. Unuttuğumuz belki de yabancı olduğumuz hislerle tanıştırır. Çocukluğumuzda kokladığımız bir çiçeği anımsatır. Bir bayram sabahının odayı saran hoş kokusunu hatırlatır. Anneler gününde annemize yabandan, belki de yakın bir komşunun bahçesinden toplayıp getirdiğimiz bir demet koku cümbüşü bizde özlediğimiz duyguları uykusundan uyandırır. Kokusu değişmeyen çiçekler ortak duyguları birleştirip anılarımızı depreştirerek can verip bizleri heyecanlandırıyor.. Gözlerimiz hep o yıllardaki loş ay ışığının altındaki muhabbetlere dalıyor. Kalem ile yazdığımız bir söz kalbimize dokunuyor ve hayatımıza yön veriyor. Kelimeleri kilometrelerce uzaklığa rağmen yakınlaştırıp ruhumuza dokunduruyor, yüreğimizi sarıyor yağmur ile  cilveleşen çiçekler gibi . Kalem sevgisini, sevincini ,acısını, kırgınlıklarını, öfkesini dile getirerek kağıt ile münakaşaya giriyor.. Kalem kutsallığını bizde oluşturduğu hislerden alıyor. İnsan dünyada yüreği kadar yer kaplar ve yazdığı eserler kadar akıllarda kalır.

Onca eylemi yapabilen bir varlık, hayatımızda yarattığı etkiyle düşüncelerimizi harekete geçirerek adeta bir makine gibi işlev görüyor bu varlık elbette damarlarımızdaki kan kadar mühim ve yaşamın büyük bir yerinde kendini kabullendirmiş hatta duygularımız vasıtasıyla yaptığı eylemler ile nasıl cansız olabilir düşüncesine itiyor. Ruhu olduğunu kanıtlamış bir varlığa cansız sıfatını yakıştırmak haksızlık olur. Bir kılıç gibi keskin bir küheylan gibi delirir elimizde, bazen sayfalar dar gelir sığmaz hiçbir yere ..darlanır, sıkılır, bazen kahkahalara boğulur bazen sisli bir akşam ılık bir yaz melteminde bizimle konuşmak ister. İnsanın insana ihtiyacı vardır nihayetinde. Anlatır durmadan, yazar usanmadan ,çizer ,karalar sonra tükenir elimizde ve yasa boğar sayfaları. Ağlatır geriye kalan anıları. Raflarda tozlanan mektuplar, didişen yaramaz harfleri dinginleştiren kalem, ömürden ömür vermiştir sayfalara. Kalem de ölür bir gün, kalem de susar, kalem de gider ,yazan el yazdıran düşünceler ile coğrafyasına bir nota ile hasret bırakı.. Bir türkü, bir ağıt ile yokluğuna alıştırmaz olur. Canını feda eder bir cümlede hayat vermek için satırlara. Bu şiarla hayatımıza dokunur ucu bucağı olmayan bir emek bize miras kalır ondan geriye. Herkes kaleminin cesareti kadar konuşur ve söz hakkına sahip olur. Sabır ile okuduğunuz için müteşekkirim.

Sosyal Medyamız

Yorum Yazın

Sosyal Medyamız
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar