Reklamı Geç
site tanıtım
Reklam 2
Diyarbakır
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Reklam 12
Cihan Butak // Columnist

Cihan Butak // Columnist

Mail: [email protected]

Reklam 6

Kadim Şehir Diyarbekir

Kadim Şehir Diyarbekir

Cihan Butak
Haberdiyarbakir.Org Haber Ajansı
// Columnist
İletişim [email protected]

Binlerce yazı yazılan memleketime. Bir fazla olsun diye… Bu şehir konuşmaz, bilmediğinden değil edebinden susar. Hakimdir bütün memleketlere ama sadece fısıldar. Sur’un bazalt taşları, binlerce yılın tanığı olarak suskun durur ama dinlemesini bilen için çok şey anlatır. Her taşın altında bir hikâye, her sokağın çıkmazında bir hatıra gizlidir. Diyarbakır, yalnızca bir şehir değil; bir hafızadır kalplere kazınan. Mezopotamya’nın kalbinde atmaya devam eden kadim bir kalp. Roma’dan Artuklulara, Osmanlı’dan bugüne uzanan bir ahengtir. Ama tarih kitaplarında yazılanlardan ibaret değildir bu şehir. Asıl tarih, sabah erken saatlerde Sur içindeki bir fırından yükselen ekmeğin kokusunda, Ulu Cami avlusunda sessizce oturan yaşlı bir amcanın bakışlarında saklıdır.Ya da bir esnafın dükkan açma telaşında.

Bugün Diyarbakır denince çoğu kişinin zihninde hâlâ tek bir fotoğraf karesi beliriyor. Oysa bu şehir, tek renge sığmayacak kadar çok katmanlıdır. Celal’in sesiyle yoğrulmuş bir kültür, toprağıyla anılan bir bereket, Hevsel Bahçeleri’nde doğayla kurulan bin yıllık bir denge…  Ve elbette Dicle; ağır ağır akar ama taşıdığı hikâyeler hafif değildir.Köprüsünde on göz gizlidir.

Yeniyle eski yan yana yürüyor burada. Kolkola omuz omuza. Bir sokakta restore edilmiş bir han, birkaç adım ötede yüzyıllık bir kapı tokmağı. Belki de Diyarbakır’ın en büyük gücü buradan geliyor: Acıya da sevince de aşina olması. Çok şey görmüş, çok şey yaşamış olması. Bu yüzden gülüşleri derin, suskunlukları anlamlıdır insanların. Çünkü bu şehirde hayat, her zaman yüzeyde yaşanmaz. Derinden gelir sevdası.

Diyarbakır’ı anlamak için acele etmemek gerekir. Bir çay ocağında oturup etrafı izlemek, bir sokakta kaybolmayı göze almak gerekir. Ancak o zaman fark edersiniz: Bu şehir size kendini bir anda değil, yavaş yavaş tanıtır. Siz ayrılırken arkanızda sadece bir şehir bırakmazsınız. Bir parça hafıza, biraz hüzün, biraz da özlem gelir sizinle.Hadi şimdi git gidebildiğin yere. Modern hayat Diyarbakır’ı da dönüştürüyor. Kafeler çoğalıyor, gençler kulağa aşina olmayan müziklerini dinliyor, sosyal medya her köşeye sızıyor. Ancak bütün bu değişimin ortasında şehir, özünü kaybetmemek için sessiz bir direniş sergiliyor.Ama şehrin o muazzam tılsımı hiç eksilmiyor.Hiç eksilmeyecek.

Memleket(ine) turist gibi gelip ruhuna nüfuz edemeden; korunaklı, steril, seçkinci mekânlarda arz-ı endam eyleyip, giderayak yol alan; şekilci, vasıfsız, antipatik, egoist kültüralistler…Sizi yazdık bir kenara! Demeden de kendimi alıkoyamıyorum. Ve şehr-i bekirimde yorgun bir radyo çalar; bu şehri talan edenler, oynak bir havada bekler dururlar…

  

Makale Yorumları

  • Anonim16-01-2026 11:00

    Bağımlılık Yapacak Türden Yazılarınız Var Teşekkürler.

  • Merve16-01-2026 09:57

    Bir Şehir Bu Kadar Güzel Anlatılmazdı Emeğine Sağlık Güzel İnsan.

  • Ahmet16-01-2026 09:46

    Eline Kalemine Kuvvet Başarılar Dilerim.

Yorum Yazın

Reklam 11
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar