
Cihan Butak
Haberdiyarbakir.Org Haber Ajansı // Columnist
İletişim [email protected]
Farkında mısınız edebiyat ne halde, hele de yazarlık; nerede o eskinin parasal kaygıdan uzak güzide yazarları, bir ülkü uğruna, halkı doğruyla tanıştırmak uğruna eli kalem tutanlar. Ya da tertemiz, duru aşkları dile getirme çabasındaki, gerçekleri, acıları, üzüntüleri, tarihe ışık tutma adına da bir yandan ele alınanlar. Hiçbir kaygı, hiçbir yaranma, beklenti ya da çıkar adına olmayan yazılar ve yazarları. Farkında mısınız yazarlığın geldiği noktanın?
Ne çok, hiç sevmediğim yeni moda tabirle çakma yazarlar, nabza şerbetçiler, zorlama, zoraki yazarlıklar, sipariş, dayatma, yaltaklanma, dümen suyu ve beklenti yazarlıklar, proje yazarlar, ideolojik savaşım yazarlıkları. Neyi nasıl ele alır, hangi dümen suyunda yazarsam birilerinin gözüne girer, yaranır ve de daha çok kazanırım?
Hangi tür en çok para getirir, hangisi, yayıncıya ve bana daha çok kazandırır kaygılılar ve eserleri. İçeriğinde hiçbir edebi unsur olmayan, yazım hataları, cümle düşüklükleri, hatta kendi dilinde yazamayan, ama sonradan editörlerce düzeltilen yazılar.
Örnek çok ama isim vermeyeceğim, okuyanlarınız içi sızlayarak görüyor gerçekleri zaten. Kimin ne olduğunu da, neler ve nasıl yazdığını da! Artık köşe yazıları da siyaset ve sermayenin emrine girdi artık iş çok zor…Buraya kadar sadece günümüz sanatına, edebiyatına ve güncel konularda yazı yazan sadece eylemin adı yazmak olan aslında yazılamayanlara sitemdi…






















Yorum Yazın