
Cihan Butak
Haberdiyarbakir.Org Haber Ajansı // Columnist
İletişim [email protected]
Yeryüzünde insanlar ya sigara içerler ya içmezler. İçenler, sigaralarını çakmak ya da kibritle yakarlar. Ve bunların bir kısmı da kanserden ölür. Bunu hepimiz biliriz. Ama, dünyada demir çelik haddehanesinde çalışan hiçbir işçinin, sigarasını yakmak amacıyla 600 tonluk pres makinesinin arasından emekleyerek geçip 2450 santigrat sıcaklığındaki fırına ulaşmaya çalışırken can verdiği görülmemiştir. Türkiye'de görülmüştür, Karabük'te...
Bütün dünyada haşarat, özellikle sivrisinek vardır, buralarda da sinek ilacı kullanılır. Ama, sivrisinek yutup da midesine kaçan sineği öldürmek üzere ağzına sinek ilacı sıkmak suretiyle zehirlenip ölen, Türkiye'dedir. İstanbul, Sultanbeyli' de... Dünyanın her yerinde insanlar berbere gidip tıraş olurlar ama hiçbir berber, rahatlatmak amacıyla müşterinin kafasını sağa sola çevirirken adamın boynunu kırıp onu öldürmemiştir. Türkiye'de öldürmüştür, Erzurum'da…
Dünyanın hiçbir yerinde bankamatikten para çekmek için düğmeye bastığınızda elektrik çarpmaz ve ölmezsiniz. Türkiye'de ölürsünüz, Bozcaada'da... Dünyanın hiçbir yerinde, otoyolda giderken radyoda duyduğu göbek havası eşliğinde göbek atmak için arabayı ‘sağ şeride çeken' ve az sonra da arkadan gelen arabanın çarpması sonucu ölen bilinmez. Türkiye'de bilinir, Adapazarı'nda…
Nüfus sayım günü sokağa çıkma yasağı nedeniyle bomboş otoyolda (Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yoktur ve olamaz) sayım görevlisi 'bariyerlere' çarpıp ölmez. Türkiye’de ölür, Gebze'de… Dünyanın hiçbir yerinde aynı işyerinde biri gece, biri de gündüz vardiyasında çalışmakta olan ve her ikisi de 'motor’ kullanan bir baba-oğul, birisi işten çıkıp eve gider, öteki evden işe gelirken bir kavşakta karşılaşmazlar ve birbirlerine selam vermek için ellerini kaldırınca çarpışıp her ikisi de ölmezler. Burada olur, Konya'da...
Dünyanın hiçbir yerinde gemi mühendisi kazanı kontrol etmek için kazana girdiğinde biri gelip kazanın kapağını kapatmaz ve sonra da gemi yola çıkmaz. Bizde olur, Kocaeli, Dil Ovası’nda…
Dünyanın hiçbir yerinde bir adam ayakkabısının içine kaçan taştan kurtulmak için elektrik direğine yaslanıp ayakkabısını çıkarıp silkelediğinde, yoldan geçen bir başkası onu elektrik çarptığını sanmaz ve elektrikle bağlantısını kesmek amacıyla kafasına kürekle vurarak onu öldürmez. Bizde öldürür, Rize'de… Farklı zamanlarda olan bu ölüm ve kazalar ne yazık ki bizim ülkemizde yaşandı.
Gülerimsin? Ağlarımsın? Vaziyet bu güzel ülkemde ne diyelim Allah daha beter ölümlerden saklasın vatandaşı. Aklıma gelmişken bu fıkrada burada dursun…Temel morali bozuk bir şekilde kahveye gelince İlyas sormuş Ne oldu diye. Babam öldü demiş. İlyas- Neden öldü? Temel- Apartmanın 8.katının balkonundan düştü. İlyas- Eyvah parçalandı mı? Temel- Yok girişteki bakkalın tentesine düşünce oradan havalanıp karşı apartmana uçtu. İlyas- Apartmana mı çarptı nasıl oldu?
Temel- Yok karşı apartmanın balkonunda çamaşırlar asılıydı çamaşır ipine değip, oradan fabrikanın bahçesine düştü. İlyas- Orada mı öldü? Temel- Yok fabrika çelik yay fabrikası. Bahçedeki yayların üzerine düşüp oradan havalandı yine. İlyas-Peki sonra? Temel- Sonrası ne baktık ki yere inmiyor vurduk onu. Demem o ki şaşırmıyoruz artık ölümlerin hiçbirine…Ne de olsa burası Türkiye.






















Yorum Yazın