
Recep Özoğul
Haberdiyarbakir.Org Haber Ajansı// Columnist
İletişim [email protected]
Eğitim denince aklımıza ilk gelen şey akademik başarı oluyor. Sınavlar, puanlar, dereceler… Elbette bunlar önemli. Kimse başarının değersiz olduğunu iddia edemez. İyi bir eğitim, bireyin zihnini geliştirir, ufkunu açar. Ama sormamız gereken daha temel bir soru var: Biz sadece başarılı insanlar mı yetiştiriyoruz, yoksa iyi insanlar mı? Sınıfta bazen çok başarılı öğrenciler görüyorum. Soruları eksiksiz çözen, konulara hâkim, zekâsıyla öne çıkan çocuklar…Ama aynı çocukların bir arkadaşını küçümsediğine, haksızlık karşısında sessiz kaldığına da şahit oluyorum. İşte o an, akademik başarının tek başına yeterli olmadığını çok daha net anlıyorum.
Çünkü bilgi, insana ne yapacağını öğretir; ama ahlak, ne yapmaması gerektiğini hatırlatır.Bugün eğitim sistemi çocuklara nasıl kazanacaklarını öğretiyor. Daha iyisini yapmayı, daha yükseğe çıkmayı, daha öne geçmeyi… Fakat aynı çocuklara vicdanı, adaleti, merhameti aynı güçte verebiliyor muyuz? Oysa bir toplumun geleceğini belirleyen şey sadece zeki bireyler değildir. Asıl belirleyici olan, o zekânın hangi değerlerle yönlendirildiğidir. Akademik başarı bir araçtır. Amaç ise insan olmaktır. Eğer bu dengeyi kuramazsak; bilgili ama vicdansız, başarılı ama adaletsiz bireyler yetiştiririz. Ve bu, bir toplumun en büyük kaybıdır. Bu yüzden eğitimde asıl önceliği yeniden hatırlamak zorundayız: Akademik başarı önemlidir. Ama daha önemlisi, ahlaklı bireyler yetiştirmektir.






















Yorum Yazın