
Recep Eser
Haberdiyarbakir.Org Haber Ajansı // Columnist
İletişim [email protected]
3310’dan Tüm Birimlere 1997 yılının Kasım ayında o Diyarbakır’la, Diyarbakır’da onunla tanışmıştı. O dönemleri yaşamış biri olarak biliyorum ki, Diyarbakır ve Diyarbakırlılar; Bir yandan terör, bir yandan siyasi, bir yandan yoksulluk ve daha kötü adına olan birçok olumsuzluklardan oluşan zor zamanlardan geçiyordu. İşte tam bu zamanda oluşan bu tanışma ve birliktelik tam 3 yıl, 2 Ay, 6 Gün yani 1164 gün sürecekti. Bu süre sonunda da maalesef kahpece bir suikaste kurban gidecekti. O kişi 3310 telsiz kodunu kullanan fırıncı Fikri’nin oğlu Ali Gaffar OKKAN’dı. Ve daha ilk günde bir anons geldi telsizlere.
“3310’dan Tüm Birimlere, Bu Size İlk Ve Son Uyarımdır. Diyarbakır Halkına Eziyet Edeni Yakarım.”
demesiyle başlamıştı macera. Aslında herkesin bildiği ve şehirde efsaneleşmiş birçok olayı var rahmetlinin. Ama onları anlatmayacağım sizlere. Başka bir tarafa dikkatinizi çekmektir niyetim. Bir emniyet müdürünün bu kadar sevilmesinin sebebi neydi acaba? Gittiği her yerde sevgi ve saygı görmesinin nedeni neydi acaba? Maçta gol atan futbolcunun takım arkadaşları yerine ona koşmasının nedeni neydi acaba? Bir işareti ile stadyumda bulunan 15-20 bin kişinin susmasının sebebi neydi acaba?
Cenazesinin kaldırılacağı gün esnafın kepenk kapatmasının sebebi neydi acaba? Bir kentin ağlayarak cenaze törenine akın etmesinin sebebi neydi acaba? Yeni doğan onlarca çocuğa isminin verilmesinin sebebi neydi acaba? 25 yıl geçmesine rağmen ismi geçerken insanların yüzündeki üzüntünün sebebi nedir acaba?
Neden Bu Halk Bu Adamı Bu Kadar Çok Sevdi De, Diğer Seçilmiş Ve Atanmışları Bu Kadar Sevmedi?
Cevap; Koltuğunda oturmak yerine, Halkın içine girdi. Halkın sorunlarına eğildi. Halk için çalıştı. Halkın kendini değerli hissetmesini sağladı. İşte hepsi bu kadar. Peki biz ülke olarak neden Yeni Gaffar Okkan’lar yetiştiremedik? Şimdilerde özellikle sosyal medyalarda birçok atanmış ve seçilmişleri görüyoruz. Sürekli fotoğraflar, videolar paylaşıyorlar. Dikkat ettiniz mi bilmem.
O dönemlerde sosyal medyanın olmamasına, teknolojinin bu kadar ilerlememiş olmasına rağmen bu kadar başarılı oldu ve bu kadar sevildi. Şimdi sosyal medyanın bu kadar yaygın olmasına rağmen o başarıyı yakalamayı bırak yanından geçemeyen bürokratlarla dolu her yer. Sözün kısası bize yeni GAFFAR’lar gerek. Vefatının 25’inci yılında kendisini ve silah arkadaşlarını saygı ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad, makamları cennet olsun…






















Yorum Yazın